Kutu (The Box), izledikten sonra uzun süre aklımda kalan ve gerçekten çok beğendiğim filmlerden biri. İlk bakışta basit bir fikir üzerine kurulmuş gibi görünse de film ilerledikçe olayların düşündüğümüzden çok daha büyük ve karmaşık olduğunu fark ediyoruz.
Norma ve Arthur’un kapısına bırakılan gizemli bir kutu ve üzerindeki düğme, onları hayatlarının en zor kararlarından biriyle karşı karşıya bırakıyor. Bir milyon dolar karşılığında tanımadıkları bir insanın ölümüne sebep olma ihtimali, filmi sıradan bir gerilim hikâyesinden çıkarıp ciddi bir ahlaki sorgulamaya dönüştürüyor.
Filmin en sevdiğim tarafı ise her şeyin hemen açıklanmaması. Bazı filmlerde gizem çözülür çözülmez heyecan kaybolur ama Kutu, sonuna kadar merak duygusunu koruyor. Atmosferi, müzikleri ve zaman zaman rahatsız edici sahneleri de filme farklı bir hava katıyor.
Özellikle Donnie Darko tarzı, izleyiciyi düşündüren ve “Acaba gerçekten ne oldu?” dedirten filmleri seviyorsanız Kutu kesinlikle hoşunuza gidebilir.
Ben filmi izlerken hem hikâyeyi merak ettim hem de karakterlerin yerinde olsam ne yapardım diye düşündüm. Gizemli, düşündürücü ve farklı bir film arayanlara kesinlikle tavsiye ederim.